Şehrin “4 Kanatsız Meleğini” Sindiremeyen Zihniyete…

Abone Ol

Kırşehir’in tozlu sokaklarından dijital dünyanın sonsuz koridorlarına uzanan bir yolculukta, bazen durup aynaya bakmak gerekir. Ancak bu ayna, sadece yansımanızı değil, niyetinizi de gösterir. Son günlerde görüyoruz ki; şehrin vizyonuna, kalkınmasına ve birliğine omuz veren, bu şehir için gece gündüz demeden çalışan “4 kanatsız meleğini” sindiremeyen bir zihniyet filizlenmiş durumda.

Üstadımız Uğur Mumcu’nun o zamansız uyarısını buraya bir nişan gibi bırakalım: “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz!” Ne yazık ki, bugün Kırşehir’de “bilgi”nin yerini haset, “fikrin” yerini ise troll fısıltıları almış. Şehrin dinamikleriyle, iş dünyasıyla ve mülki amirleriyle el ele verip Kırşehir’i bir adım öteye taşımaya çalışanları; sahte hesaplarla ve ısmarlama yorumlarla aşağı çekebileceğini sananlar, aslında kendi çaresizliklerini ele veriyorlar.

Vay be, görüyor musunuz Kırşehir’i? Meğer bizim bilmediğimiz ne çok “akıl hocası”, ne çok “gazeteci-muhabir-yazar-trolokog” varmış da haberimiz yokmuş! Bir gecede otorite kesilip, oturduğu yerden bizlere ayar vermeye yeltenen bu hadsizliği izlerken sadece gülümsüyoruz. Kendi köşelerinde yazılarında aynı satırları dört kez tekrarlayıp “makale” yazdığını sanan o “tekrarologların”, kalkıp bizim alın terimize ayar vermeye çalışması tam bir komedi.

Haberin girişini dört kıta aynı yazıp sonra dönüp “gazetecilik budur” diyen o “şişirmeloglar” şunu unutmasın: Biz, Kırşehir’in sokaklarında adaletli ve tarafsız haberciliğin peşinde koşan 4 kadının emeğini; hiçbir kirli fikre, hiçbir ısmarlama trolokoga kurban etmeyeceğiz. Sizlerin o “tek ve eşsiz” sandığınız bayat kalıpları, bizim yarattığımız bu yeni nesil dinamizmin yanında ancak birer toz tanesi olarak kalacaktır.

Unutmayın; güneş balçıkla sıvanmaz, itibar ise başkasına öykünerek inşa edilmez. Sizler “bilgi sahibi” olmadan “kirli fikirler” üretmeye, kendi kendinizi avutmaya devam edin; biz bu şehrin gerçeklerini yazmaya devam edeceğiz.

Ve peki, biz bu “ısmarla” trolokoglara ne diyoruz? Şehrin bu güzel atmosferini, kimin yazdığını merak dahi etmediğimiz o klavye gürültüleriyle bozmaya niyetimiz yok. Mübarek Ramazan ayının maneviyatı ve huzuru içerisindeyiz. Bu yüzden; bizi aşağı çekmeye çalışan o art niyetli yaklaşımlara en güzel cevabımızı, bu ayın hürmetine ve sabrına veriyoruz. Biz işimize, siz ise aynada kendi “tekrarınızla” dertleşmeye devam edin.