ŞAKŞAKÇILAR HİÇ EKSİK OLMADI

Abone Ol

Seçilmişlerin etrafında onları her koşulda alkışlayan, en küçük hizmeti bile büyük bir başarı hikâyesi gibi sunan insanlar hep olmuştur.
Dün de vardı, bugün de var, yarın da olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Sanki bu günlerde sayıları artı gibi.
Kimi buna destek vermek der, kimi ise “şakşakçılık”…
Elbette bir belediye başkanının, milletvekilinin ya da herhangi bir seçilmişin yaptığı hizmetlerin duyurulması doğaldır.
Vatandaş yapılan çalışmaları bilmelidir.
Ancak bazı paylaşımlar var ki, hizmeti anlatmaktan çok kişiyi övmeye dönüşüyor.
Paylaşımlara bakınca insan şaşırıyor bu hizmetler varda gelmişte biz mi görmedik.
Seçilmişin hizmetleri şak şakçılarının dilinde düşmüyor.
Her paylaşımda aynı cümleler, aynı övgüler, aynı methiyeler…
Bir süre sonra hizmetin kendisi değil, onu pazarlama çabası konuşulur hâle geliyor.
Bana göre seçilmişlerden çok, onları sürekli gündemde tutmaya çalışan şakşakçılar dikkat çekiyor.
Sosyal medyaya baktığımda bugün şakşakçılar neyi paylaşmışlar diyorum.
Çünkü yapılan her çalışmayı sorgusuz sualsiz övmek, eleştiriyi yok saymak ve farklı görüşlere tahammül göstermemek, sağlıklı bir anlayış değildir. Oysa insanın en önemli unsurlarından biri, yapılan işi gerektiğinde takdir etmek, gerektiğinde de eleştirebilmektir.
Bu nedenle ben çoğu zaman paylaşımın kendisinden çok, altına yazılan yorumları okumayı tercih ediyorum.
Yorumcuların bakışları değerlendirmeleri ve yorumları çok önemli.
Çünkü vatandaşın gerçek düşüncesi çoğu zaman o yorumlarda gizlidir. İnsanlar eksikleri, beklentileri ve memnuniyetlerini açıkça dile getiriyor. Kimi yapılan hizmeti takdir ediyor, kimi ise “Bu zaten yapılması gereken bir görevdi” diyerek farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor.
İşte bu yorumlar, toplumun nabzını tutmak açısından çok daha kıymetli.
Şakşakçılık, sadece bugünün meselesi değildir.
Tarihin her döneminde yöneticilerin etrafında onları sürekli öven insanlar olmuştur.
Fakat gerçek destek, eksikleri görmezden gelmek değil; doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmektir.
Çünkü sorgusuz alkış, yöneticiye de topluma da fayda sağlamaz.
Sonuç olarak, seçilmişlerin etrafındaki şakşakçılar dün de vardı, bugün de var.
Büyük ihtimalle yarın da olacak.
Onlar paylaşmaya, fotoğraflar yayımlamaya ve her hizmeti büyük bir başarı olarak sunmaya devam edecekler.
Vatandaş ise tüm bunların ötesinde, kendi yaşadığı sorunlara, verilen sözlerin tutulup tutulmadığına ve yapılan hizmetlerin gerçekten hayatına dokunup dokunmadığına bakmaya devam edecek.
Çünkü en güçlü alkış, sosyal medya paylaşımlarıyla değil; vatandaşın gönlünde kazanılan güvenle gelir.
Yapılan hizmetler adıyla yapılan paylaşmalarda değil insanların ne gördüğüne bakılmalı.
Şak şakçıların paylaşımları övücü cümleleri halka çok inandırıcı gelmiyor.
İnsanlar resimlere değil ortada ne var onu soruyor.
Kâğıt üzerinde yapılanlara süslü sözlere değil gözle görülen eser istiyor.
Gerçek başarı da ancak o zaman anlam kazanır.