Kırşehir’de 6 Şubat 2026’da yaşanan asrın felaketinin yıldönümü dolayısı ile sosyal medyada paylaşımlar başladı. Fakat bu paylaşımlar arasında ir tanesi var ki büyük anlam içeriyor.
“Acılar katran karası” diyerek o anlar ve sonrasında yaşananları anlatan şiirin sahibi ise Şair Yazar Ercan Bulut’a ait. Bu şiir seslendirme ve görseller ile süslenerek vatandaşlara sunulmuş.
İŞTE O BÜYÜK ANLAM İÇEREN O ŞİİR…
Umudun ilk kez acılar içinde kıvranarak intihara koşuğunu gördüm.
Elde etmek için can attıklarından kaçılacağını da.
Uyanmanın uyumak olduğunu da gördüm.
Acılar katran karası!
Çaresizlik çözülmesi mümkün olmayan kördüğüm.
Balkondaki, terastaki çiçeklerin de açtıklarından dolayı utandıklarını gördüm.
Büyük aldandığımızı, garantide olmadığımız gördüm.
Mutluluk dedikleri şey artık kötürüm!
Ufak tefek şeyleri dert saymış herkes üzülsün.
Üzülmezse utanmayan yüzleri çürüsün.
Şimdi sözlerim kendini hala garantide sananlara.
Sanmayın ki sadece beton altında ki insanlar imtihanda!
Senin imtihanın da onların acısı ile ne kadar alakadar oluşunda.
Ya insanlığını kaybetmiş mahlukatlar,
Yağmalayanlar, fırsatçılık yapanlar, hatta dalgaya alanlar,
Üstelik depremi bie fırsat sayıp reklamını yapmaya çalışanlar.
Belki de tek kurtuluş biletleri vardı. Onu da çoktan yaktılar.
İmtihan içinde imtihanı kaybeden akılsızlar!
İmtihan dendi diye kendi teselli etmeye çalışmasın suçlular!
Büyük bir ihmal, büyük bir kıyım var.
Zamanı gelinde ilahi senaryonun felaket çanları onlar içinde çalar.
Hak edenlere şüphesiz zaman büyük ziyankar.
Her yerde “hiçbir şey eskidi olmayacak” diye yükseliyor nidalar.
Nasıl olsun ki? Unutacak olanları da vicdansızlığın, adaletsizliği laneti sarar.
Ağacın kederden yaşlandığı, yapraklarının ağardığı anlardı o anlar.
Binalar ve dağlar dile gelecek olsalar, Feryatları ayyuka çıkar.
O caddede, o sokakta oldukları için ilk kez utandı lambalar.
Bir daha gelir mi baharlar, yoksa zemherinin soğuğuna mı mahkum buralar?
Acı çekenleri gördükleri, duydukları halde duyarsız kalanlar utansınlar!
Ağacın ve toprağın kendini yeşerttikleri için kinle baktığı anlardı o anlar.
İkiye ayrıldı insanlar; İnsanlığını kaybedenler ve kazananlar.
Bu sebeple iyi insanlar kötülerden sıyrıldılar.
Şehitlerimiz her ne kadar kirli olsa da bu dünyada kalmasın aklınız.
Bizlere emanet yüzlerine bakınca huzur veren o evlatlarınız.
Evlatlarımız ve geride bıraktıklarınız,
Size borçluyuz inşallah mahcup olmayız.
Günler sonrasına rağmen “yemek yemek dokum” diyen çocuk var.
Annesi yıllar önce ölmüş, annesiyim diye kurtaran biri var.
Ya büyükler bile korkarken, “korkmadım” diyen çocuklar.
Anne ve kızlarına zemzem suyu içiren şehidi nasıl unuturlar.
İşte düşünenler için bunlarda büyük bir ibret var.
Şükür ki intihara koşacak umudumuzu diriltecek Allah var.
Ey rabbim senin yardımın olmasa, insan bu imtihanın altından nasıl kalkar?
Şimdi el açıp af diliyor ve merhametine sığınıyoruz.
Aksi takdirde helak olan kavimler misali yerle yeksan oluruz.