Merhaba değerli dostlar.
Kırşehir sevdalısı bir kardeşiniz olarak, “Kırşehir’e Değer Katanlar” serimizde, şehrimize emeğiyle, gönlüyle katkı sunan kıymetli isimleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.
Bugün sizlere, yaşamını eğitime, kültüre ve kitaba adayan kıymetli bir isimden söz etmek istiyorum: Fulya Ardıç Ekiz.
1981 yılında Ankara’da dünyaya gelen Fulya Hanım, öğretmen bir anne ve babanın evladı. Eğitimci bir ailenin içinde büyümesi, onun hayatına yön veren en önemli değer olmuş. Anne ve babasından sadece bilgi değil, aynı zamanda terbiyeyi, sevgiyi ve saygıyı öğrenmiş. Evlerinde kitapların, sohbetlerin ve öğrencilerin hikâyelerinin eksik olmadığı bir ortamda yetişmiş. Annesinin şefkatiyle babasının disiplinini birlikte görerek, öğretmen olma hayaliyle büyüyen birisi olmuş.
Çocukluk ve gençlik yılları, babasının mesleği sebebiyle Türkiye’nin farklı şehirlerinde geçmiş. Yolunun geçtiği her şehir, onun hayatında ayrı bir iz bırakmış. Farklı şehirlerde en yakın dostu kitaplar olmuş, gittiği her yerde kütüphaneler, okul kitaplıkları ve babasının getirdiği yeni kitaplar, onun dünyasının kapısını aralamış. Daha okul çağına gelmeden filizlenen bu kitap sevgisi, zamanla büyüyerek hayatına yön veren bir tutkuya dönüşmüş.
Lise öğrenimini hepimizin bildiği Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’nde tamamlıyor. Üniversite eğitimini ise ODTÜ Felsefe Bölümü’nde sürdürüyor. Sadece derslerle yetinmeyip, öğrenci topluluklarında aktif görev alarak fikir dünyasını zenginleştiriyor. Üniversite yıllarından sonra akademik yolculuğunu da sürdüren Fulya Hanım, Erciyes Üniversitesi Eğitim Bilimleri alanında, Kocaeli Üniversitesi Kadın Çalışmaları alanında ve yine Erciyes Üniversitesi Sosyoloji alanında yüksek lisans eğitimleri alarak kendisini çok yönlü bir şekilde geliştirmeyi sürdürüyor.
Meslek hayatına Muş Malazgirt’te adım atıyor. Ardından Yozgat Sarıkaya derken, öğretmenler için yapılan bir sınavda Kırşehir birincisi olarak memleketine tayin ediliyor. İşte tam da burada, yıllar sonra kader onu lise öğrenimini gördüğü Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’ne bu kez bir öğretmen olarak geri döndürüyor. Böylece gençlik yıllarının hatıralarına, artık öğrencilerine ilham veren bir öğretmen kimliğiyle yeniden dokunmuş oluyor.
Kitaplara olan ilgisiyle Fulya Hanım ve yakın dostları, tam 11 yıl boyunca kendi aralarında düzenli kitap buluşmaları yapmışlar. Yazarlarla sohbet etmiş, okuduklarını paylaşmış, farklı ülkelerden katılımcılarla kültür köprüleri kurmuşlar. Bir gün şu soruyu kendilerine sormuşlar:
“Biz kendimize çok şey kattık, artık bu birikimi şehrimizle de paylaşalım.”
İşte bu düşünceyle 2024 yılının Mayıs ayında Kırşehir Kitap Kültür Derneği doğuyor.
Bugün bu dernek, Kırşehir’de kültürün ve sanatın kalbinin attığı bir merkez haline gelmiş durumda. Düzenli kitap tahlilleri, yazar söyleşileri, deprem bölgesindeki okullara kurulan kütüphaneler, şehrin değerleri Cevat Hakkı Tarım ve Ahmet Müfit Kurutluoğlu için düzenlenen anma programları… Hatta Cevat Hakkı Tarım’ın mezarına anıt yazısı yazılması için belediyeye başvuru yapılması bile onların şehre olan vefasının bir göstergesi.
Dernek yalnızca kitaplarla sınırlı kalmamış, şiir dinletileri, fidan dikme kampanyaları, tarihi ev ve konak gezileri, fotoğrafçılık ve sinema kulübü, kurslar ve kültürel belgesel çalışmaları ile hayatın her alanına dokunmuş. Çocuklar için öykü yazma atölyeleri düzenlenmiş, yazılan öyküler tiyatro sahnesine taşınmış. Bisiklet turları, kültür gezileri, kent çalışmaları derken Kırşehir’de bambaşka bir nefes olmuşlar.
Kısacası, Fulya Ardıç Ekiz’in hikâyesi bize şunu gösteriyor. Tek bir insanın yüreğinde filizlenen kitap sevgisi, bir şehrin kültürel iklimini değiştirebilir. Onun gayreti, etrafında oluşan gönüllü ruh, Kırşehir’in geleceğini sanatla, kültürle ve kitapla inşa ediyor.
Bu şehirde emeğiyle, yüreğiyle iz bırakan Fulya Ardıç Ekiz’e ve dernekte gönül veren herkese minnetle teşekkür ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki şehirleri yaşatan sadece beton binalar değil, böyle gönül insanlarının kurduğu köprülerdir.