Gündem

Kırşehir’de Tarım Alarm Veriyor: Çiftçinin Yaşı 60’a Dayandı

Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Toprak, gençlerin tarıma yönelmemesi nedeniyle önümüzdeki yıllarda üretim açısından ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Loading...

Abone Ol

Kırşehir’in tarımsal yapısı ve üretim kapasitesine ilişkin bilgiler, Saadet Partisi Kırşehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ortak Akıl, Güçlü Şehir Çalıştayı”nda kamuoyu ile paylaşıldı.Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak, kentteki tarımsal üretim verilerini ve sektörün mevcut durumunu detaylı şekilde aktardı.

Kırşehir’in toplam tarım alanının 2 milyon 766 bin 600 dönüm olduğunu belirten Toprak, bunun 1 milyon 375 bin 881 dönümünün tarım arazisi olduğunu ve toplam alanın yaklaşık yüzde 59,6’sına karşılık geldiğini ifade etti. Yaklaşık 557 bin 882 dönümün ise mera alanı olduğunu kaydeden Toprak, bu alanın toplamın yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu söyledi.

ÜRÜN DESENİ ORTAYA ÇIKTI: ARPADA TÜRKİYE’DE 6. SIRA

İldeki tarımsal üretim dağılımına da değinen Toprak, üretimin yaklaşık yüzde 48’inin arpadan oluştuğunu belirtti. Bu oranla Kırşehir’in Türkiye’de arpa üretiminde 6. sırada yer aldığını aktardı.

Üretim desenine ilişkin bilgi veren Toprak, “Üretimin yüzde 22’si buğday, yüzde 16’sı nohut, yüzde 6’sı ayçiçeği ve yüzde 3’ü yeşil mercimekten oluşmaktadır” dedi.

Nohut üretiminde önemli bir potansiyele sahip olunduğunu ifade eden Toprak, şeker pancarının daha çok sulanabilir alanlarda üretildiğini ve bu alanda Türkiye genelinde 13. sırada yer aldıklarını belirtti. Aspir üretiminin ise stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Toprak, Kırşehir’in bu üretimde Türkiye’de 7. sırada bulunduğunu kaydetti.

HAYVANCILIKTA DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR

Kırşehir’in hayvancılıkta da önemli bir üretim merkezi olduğunu söyleyen Toprak, kentte yaklaşık 457 bin 243 küçükbaş hayvanın 1.970 işletmede yetiştirildiğini ifade etti.

Büyükbaş hayvan varlığının ise yaklaşık 287 bin 357 olduğunu belirten Toprak, bu üretimin 7 bin 727 işletmede gerçekleştirildiğini aktardı. Küçükbaş hayvancılıkta Türkiye ortalamasının üzerinde bir kapasiteye sahip olunduğunu vurguladı.

“GENÇ ÇİFTÇİ KALMAMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Tarım sektöründeki en önemli sorunlara da dikkat çeken Toprak, ilk sorunun yaşlanan çiftçi nüfusu olduğunu söyledi.

Çiftçi Kayıt Sistemi verilerine göre üreticilerin yaş ortalamasının 60’a ulaştığını belirten Toprak, bu durumun devam etmesi halinde önümüzdeki 10 yıl içinde üretim yapacak genç nüfus bulunamayacağı uyarısında bulundu. Gençlerin tarım ve hayvancılıkta gelecek göremediğini ifade etti.

GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR

İkinci büyük sorunun üretim maliyetleri olduğunu belirten Toprak, mazot, gübre, ilaç ve yem gibi girdilerdeki artışın çiftçiyi zorladığını söyledi.

ZİRAAT ODASI BAŞKANI TOPRAK’TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Saadet Partisi Kırşehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ortak Akıl, Güçlü Şehir Çalıştayı”na katılan Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak, üreticilerin güncel verilerini paylaşarak sektörün sorunlarını detaylı şekilde anlattı.

Toprak açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir diğer önemli konu ise tarımsal desteklerin hem yetersiz olması hem de zamanında ödenmemesidir. Kamuoyunda zaman zaman çiftçilere yüksek miktarda destek verildiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa bu destekler çiftçiye verilen karşılıksız bir ödeme değil, üretimin sürdürülebilmesi için sağlanan katkılardır.

Ancak desteklerin üretim döneminden uzun süre sonra ödenmesi nedeniyle üretim sürecine herhangi bir katkısı kalmamaktadır. Bunun yanında destekleme politikalarında bölgesel farklılıkların dikkate alınmaması da önemli bir eksikliktir.

Çorum’daki, Trakya’daki, Ege Bölgesi’ndeki ve Kırşehir’deki üreticiye aynı miktarda destek verilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Verimliliği daha düşük, iklim şartları daha zor olan bölgelerde üretim yapan çiftçilerimize pozitif ayrımcılık uygulanmalı ve daha yüksek destek verilmelidir.

Bir diğer önemli problem ise üreticimizin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmasıdır. Bu yıl arpa alım fiyatına yaklaşık yüzde 16 oranında artış yapılırken enflasyon oranı bunun çok üzerinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla üreticimiz emeğinin karşılığını alamamakta, kazanamadığı için de üretime devam etmekte zorlanmaktadır.

Son yıllarda iklim değişikliği de tarımı ciddi şekilde etkilemektedir. Kuraklık, don olayları ve düzensiz yağışlar nedeniyle özellikle 2024-2025 döneminde üreticilerimiz önemli zararlar yaşamıştır. Şükür ki 2026 yılında yağışlar oldukça verimli gerçekleşmiş, son yılların en yüksek yağış miktarlarından biri görülmüştür. Bunun üretime olumlu yansıyacağını ve bereketli bir sezon geçireceğimizi ümit ediyoruz.

Bunun yanında ithalat politikaları da üreticimizi olumsuz etkilemektedir. Yurt dışından daha düşük fiyatlarla ürün ithal edilmesi, iç piyasada üreticimizin ürününün değerini düşürmekte ve gelir kaybına neden olmaktadır.

Kırşehir’in önemli sorunlarından biri de sulanabilir tarım arazilerinin yetersiz olmasıdır. Sulanabilir alanlarımız toplam tarım alanının yaklaşık yüzde 10’u düzeyindedir. Sulama yatırımlarının artırılması üretim kapasitemizin yükselmesine önemli katkı sağlayacaktır.

Çiftçilerimizin yaşadığı finansal sorunlar da her geçen gün büyümektedir. Tarımsal kredi faizleri üreticilerimiz açısından önemli bir yük oluşturmaktadır. Üreticimiz yeterli gelir elde edemediği için kredi borçlarını ödemekte zorlanmaktadır.

2025 yılı itibarıyla çiftçilerimizin toplam borcu yaklaşık 1 trilyon 198 milyar liraya ulaşmış, borç miktarı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 43 oranında artmıştır. Takibe düşen tarımsal kredi borçları ise 3 milyar liradan 12 milyar liraya yükselmiştir. Bu tablo, üreticimizin üretimi büyük ölçüde borçlanarak sürdürdüğünü açıkça göstermektedir.

Üretimde de önemli düşüşler yaşanmaktadır. Arpa, buğday, şeker pancarı ve pamuk başta olmak üzere birçok üründe üretim miktarı azalmıştır. Hayvancılıkta ise özellikle kırmızı et üretim maliyetleri ciddi seviyelere ulaşmıştır.

Bugün bir kilogram etin üretim maliyeti yaklaşık 590-600 lira seviyesindedir. Ancak üretici aynı fiyat seviyelerinde satış yapmak zorunda kaldığı için yeterli kazancı elde edememekte, besicilik faaliyetlerini zarar ederek sürdürmektedir.”