Kırşehir’de havaların ısınması ve doğanın yeşermesiyle birlikte, halkın bahar aylarındaki en büyük tutkusu olan "Hardal Otu" toplama telaşı başladı. Dağda, bayırda kendiliğinden yetişen ve tam bir şifa deposu olan bu doğal lezzet, Kırşehir mutfağının bahar vitrinine çıktı.
Kırşehir’de bahar demek, sadece ağaçların çiçek açması değil, aynı zamanda kırlardan toplanan şifalı otların sofralara gelmesi demektir. Bu otların içinde öyle bir tanesi var ki; keskin tadı, kendine has kokusu ve iştah açıcı özelliğiyle Kırşehirliler için yeri bambaşka: Hardal Otu.
Doğadan Sofraya En Saf Haliyle
Nisan ve Mayıs aylarında yağışların ardından Kırşehir’in bereketli topraklarında boy gösteren yabani hardal otları, şu günlerde kent merkezi ve köylerde yaşayan vatandaşların ilgi odağı oldu. Ellerinde bıçaklar ve poşetlerle kırlara çıkan Kırşehirliler, en taze ve körpe hardalları toplamak için birbirleriyle yarışıyor.
Kırşehir Mutfağının Keskin Lezzeti
Hardal otu, Kırşehir mutfağında sadece bir "ot" değil, ana öğünlerin en sevilen eşlikçisidir. Toplanan otlar titizlikle temizlendikten sonra farklı şekillerde değerlendiriliyor:
-
Haşlaması ve Salatası: Genellikle haşlanıp sarımsaklı yoğurt veya zeytinyağı-limon ikilisiyle buluşturulan hardal otu, sofralarda tam bir iştah açıcı görevini üstleniyor.
-
Kavurması: Soğan ve yumurta ile kavrularak hazırlanan yemeği ise akşam sofralarının vazgeçilmezi oluyor.
"Dertlere Deva, Tam Bir Doğal İlaç"
Kırşehirli büyükler, hardal otunun vücuttaki toksinleri attığına ve kıştan çıkan bünyeyi tazelediğine inanıyor. Sindirimi hızlandıran, mideyi rahatlatan ve vücuda direnç veren bu acımsı ama lezzetli ot, bölge halkı tarafından "baharın en doğal antibiyotiği" olarak kabul ediliyor.
"Hardal Çıkınca Bahar Gelmiş Demektir"
Kırşehir pazarında da tezgahları süslemeye başlayan hardal otu, şehir dışındaki Kırşehirliler için de büyük bir özlem kaynağı. Vatandaşlar, "Hardal otu çıkınca Kırşehir’e gerçek bahar gelmiş demektir. Bu tadı almadan baharı yaşadık saymayız," diyerek bu geleneksel lezzete olan tutkularını dile getiriyor.
Kırşehir’in bozkır topraklarından fışkıran bu mütevazı ama şifalı lezzet, önümüzdeki birkaç hafta boyunca mutfakların baş tacı olmaya devam edecek.