KİBİR MAKAMINA TUTULMUŞLAR.

Abone Ol

Kendisini yükseklerde görme büyüsüne kapılmışlar.
Seçildim havasına girenler.
Tarihin sayfalarına bir bakınız kibrin atası “Firavun” hani nerde.
İlahlığının sonunda denizin derinliklerinde.
Makamını, rütbesini, malını, şöhretini ilah edinenler kabirlerde.
Güvenmeyiniz makamlarınıza, rütbelerinize, servetlerinize hepsi yel gibi uçar gider.
Bakın şu sözün güzelliğine.
"Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var!"
Tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen, gücün zirvesindekilere hakikati hatırlatan ne kadar derin, ne kadar sarsıcı bir kelam…
Ne yazık ki insanoğlu, eline azıcık imkân veya makam geçtiğinde dünü unutmaya, güç zehirlenmesine kapılmaya pek meyilli.
Bugün gururlanıp kibre kapılanlar, şeytanın düştüğü o ilk ve en büyük tuzaktan ibret almalıdır.
Dünya sahnesinde "makam tanrısına" tapınırcalığına tutulanlar, kendisini başkalarından üstün görüp "seçilmişlik" havasına girenler, zenginlik elbisesine bürünüp toprağa basmaz olanlar…
Koltuklarda Firavunlaşmayın…
Makama geldim diye “Haman” olmayın…
Servetin gücüyle “Karun” gibi gururlanmayın…
Güç bende diye “Belam” elbisesine bürünmeyin…
İnsanlığı akılcılığa tapındıran “Samir’i” gibi durmayın.
Yapmayın.
Gururlanmayın.
Kibirlenmeyin.
Geldiğiniz yeri unutmayın.
Eşinizi, dostunuzu seçilmiş uğruna satmayın.
O gururlandığınız makam da gidecek, güvendiğiniz servet de…
Altınızdaki koltuk, omuzlarınızdaki rütbe, kasalarınızdaki mal da bir gün elinizden kayıp gidecek.
Bütün bunlar, sırtımızda taşıdığımız geçici birer dünyalık imtihandan başka bir şey değildir.
Bir irade veya teveccüh ile bir yere geldiyseniz, "Ben seçildim" diyerek firavunlaşmayın.
Makam koltuğuna oturdunuz diye adaletini yitiren “Haman’a” dönüşmeyin.
Güç elinizde diye “Karun”laşmayın, zenginliğinize güvenip dalkavukluk ve şakşakçılık peşinde koşmayın.
Şunu asla unutmayın: Ölüm var.
Şöyle bir durun ve geçmişe bakın.
Bir zamanlar bu sokaklarda yürüyen, makamlarında oturan, fırtınalar koparan o eski dostlarınıza, sevdiklerinize, muktedirlerinize bakın.
Hepsi bu dünyaya gelip gittiler.
Bugün sadece sararmış fotoğraflarından özlem giderdiğiniz, gücüne güç yetmeyen kim varsa, hepsi ama hepsi şimdi toprağın altında.
Bu dünyada kimse ölümsüz değil.
Sadece kimisi bu hakikatin tam farkında olarak adil ve mütevazı yaşar; kimisi ise ölümü hiç yokmuş gibi unutup dünyanın debdebesine dalar.
Ben sizlerin Rabbi değil miyim diyen “Firavun” kibriyle boğuldu.
Malıyla gururlanan “Karun” servetiyle helak oldu.
Ey koltuğuyla, ilmiyle, malıyla gururlananlar bilin ki bundan onlarca yıl önce bu dünyada var olmadığın gibi, yıllar sonra da burada olmayacaksın.
Hayatın keşmekeşi ve geçiciliği sana her an ölümü ve baki kalacak olanın yalnızca insanlık olduğunu hatırlatsın.
Makamlar biter, koltuklar devrilir, geriye sadece bıraktığınız adamlık hayır duaları ve kubbede kalan hoş bir sadâ kalır.