Günün birinde bir yerde oturuyoruz. Misafiriz. Ev sahibi bizi memnun etmek için, yılların dostluğunun hatırına bize bütün imkânlarını sarf etmiş, hizmet ediyor. Bu arada başka isteğiniz var mı? Demeyi de ihmal etmiyor.
Oradan diğer arkadaş sesleniyor.
Hazırda ne varsa getir.
Ev sahibi misafirlerini iyi ağırlayamadığı zehabına kapılmış. Evde ne varsa, hepsini ikram ettim demiş.
Arkadaşlarının yanına varmış.
Bütün ikramlarını sunduğunu anlatacakken aklına geleni sıralamış.
Hazırcıyı bilir misiniz? Demiş.
Arkadaşları da gülmüşler, işi anlamazlığa vurmuşlar.
Anlat hele demişler. Hazırcı kim biliyor musunuz? Hazırcı daha ana karnına intikalle başlayan beleş yaşama alışmış insan demiş. Anne karnında anası hangi gıdayı alıyorsa, evladına da anne vasıtasıyla aynı gıda takdim ediliyor. Doğuyor. Yeni bir hayat başlıyor. Burada da ana sütü devreye giriyor. Sonra emeklemeye başlıyor. Ekmeği ağzına mı? Kulağına mı? Götürüyor düşüncesi başlıyor. Sonra bir iş tutana kadar hazırcılık devam ediyor. Bazıları için ömür boyu devam ediyor. Bunu niye anlattım. Evde ne var ne yok önünüze sundum. Halen bana bakıyorsunuz. Bende olan bitti. Sizi hazırcılar diyor. Tabi tatlı bir tebessümle yılların hasreti gideriliyor. Hazırcı olduğumuz kadar. Hazırlıklıda olmalıyız. Hazırcı olmaya giderken, bir hazırcıda size musallat olabilir.
******************
Ey! Sabırsız hasta.
Ne oldu sana?
Doktor bir iken, her bir dediğini yapıyordun.
Doktor heyet olunca; Heyetin verdiği kararı uygulamaktan kaçınıyorsun.
Bir doktora güveniyordun, el pençe duruyordun.
Heyete gelince sana ne oldu ki; kendi başına tedavi uygulamaya çalışıyorsun.
Devlet bile 65 yaşından sonra heyet raporu isterken, sen neden heyetten kaçıyorsun.
Ortak akıl meşveret ve şuura dersin, kararlara uymaz tokatını yersin.
Aklını başına al. Ey hastalığı şiddetlenmiş arkadaş.
Derde deva varken.
Varsın sana deli desinler.
Sana heyet ne ilaç yazmışsa tatbik et.
Heyete güven.
Bırak inadı gururu; acz , fakr, rahmet ve şefkati ihtiyar eyle.
Zarar gelmez acz, fakr, rahmet ve şefkatten.
Bu yol sıratı müstakim yolu.
Bu yolda yürüyenlere engeller dolu,
Dur durakla düşün yorulduysan, solu.
Sebat et, sadakat göster. Yolun sonu.
Huzuru ilahi, rüyeti cemal, cennettir bunun yolu.
Kıskançlık ve haset: Yerinde kullanılmazsa, İnsanın maneviyatını yer bitirir.