Kırşehir bozkırının dünyaya kazandırdığı en büyük değerlerden biri olan bozlak ustası Neşet Ertaş, sadece benzersiz sesi ve ezgileriyle değil, türkülerinde yaşattığı dil mirasıyla da Türk kültür tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Sosyal medyada büyük ilgi gören dil bilimi analizleri, Neşet Ertaş'ın konuşma ve türkü dilinde kullandığı "Kırşehir ağzı" kelimelerinin, aslında yüzyıllar öncesine dayanan en arı ve en eski Öz Türkçe ses yapılarını barındırdığını ortaya koydu.
Geniş kitlelere ulaşan dil analizi çalışmasında, büyük ustanın televizyon arşivlerindeki konuşmalarından yola çıkılarak Kırşehir ağzının fonetik yapısı bilimsel verilerle gözler önüne serildi.
"Kırtıllar" Değil "Gırtıllar": Kadim Oğuzca Mirası
Yapılan dil incelemesinde, Neşet Ertaş'ın doğduğu köyü anlatırken kullandığı ifadeler en çarpıcı örneklerden biri oldu. Ustanın "Kırtıllar köyünde geldim dediler" ifadesinde, kelime başındaki sert "K" sesinin yumuşayarak "G" sesine dönüşmesi, Türk dili literatüründe "ötümlüleşme" olarak adlandırılıyor. Uzmanlar, söz başındaki bu ses değişiminin doğrudan kadim Oğuz Türkçesinin en belirgin ve karakteristik özelliklerinden biri olduğunu vurguluyor.
"Tohaç" Kelimesindeki Anadolu Fonetiği
Neşet Ertaş’ın çocukluk yıllarını anlatırken sarf ettiği "Tohacı saz yaptı, elime verdi" cümlesindeki "tohaç" sözcüğü de mercek altına alındı. Standart Türkçede "tokaç" olarak bilinen kelimenin içindeki "k" sesinin "h"ye dönüşmesi, dil biliminde "sızıcılaşma" olarak tanımlanıyor. Bu ses olayının, İç Anadolu ağızlarının en köklü ve canlı yaşayan fonetik özelliklerinden biri olduğu belirtiliyor.
Türkçenin En Karakteristik Sesi: Nazal N (Genizsil N)
Bozlak ustasının "engin gönül" derken ses tellerinden dökülen tınılar, Türk dilinin en eski ses değerini yeniden gündeme getirdi. Neşet Ertaş'ın bu kelimeleri söylerken kullandığı sesin, Göktürkçe ve Eski Anadolu Türkçesinde sıkça rastlanan "art damaksal genizsil N" (Nazal N) sesi olduğu ifade edildi. Günümüz yazı dilinde kaybolmaya yüz tutan bu sesin, Kırşehir ağzında ve ulu ozanın dilinde tüm doğallığıyla korunmuş olması Türk dili araştırmacıları tarafından büyük bir zenginlik olarak değerlendiriliyor.
Büyük Ünlü Uyumu ve Kelimelerin Kadim Kökleri
Analizde dikkat çeken bir diğer unsur ise zaman eklerinin ve bağlaçların kullanımı oldu. Ustanın "çalarken" yerine "çalarkan" demesi, Anadolu ağızlarının "büyük ünlü uyumu" kuralını korumaya ne kadar meyilli olduğunu ve seslerin kalınlık-incelik uyumuna göre doğal olarak evrildiğini kanıtlıyor. Ayrıca "için" edatı yerine tercih ettiği "uçun" kelimesinin, sözcüğün tarihteki en eski ve orijinal Öz Türkçe formuna işaret ettiği belirtildi.
Anadolu ağızlarının ve yöresel konuşma dillerinin hor görüldüğü ya da yadırgandığı dönemlerde bile ulusal televizyon ekranlarında Kırşehir ağzından ve özünden taviz vermeden konuşan Neşet Ertaş'ın, bu duruşuyla Türk dilinin yaşayan bir müzesi olduğu vurgulandı. Kültür mirasımızın en büyük koruyucularından olan "Bozkırın Tezenesi", vefatının ardından da dilimize bıraktığı bu muazzam Türkçe mirasıyla bir kez daha saygı ve rahmetle anıldı.




