Türk halk müziğinin ve bozlak kültürünün en önemli temsilcilerinden merhum Neşet Ertaş ile babası halk ozanı Muharrem Ertaş, 2. Neşet Ertaş Kültür ve Müzik Festivali'nin ilk gününde Kırşehir’deki kabirleri başında rahmetle yâd edildi.

Kabir ziyaretinin ardından 2. Neşet Ertaş Kültür ve Müzik Festivali’nin resmi açılış programı gerçekleştirildi. Türk halk müziğinin büyük ustası Neşet Ertaş’ın hatırasını yaşatmak ve Türkmen Abdal geleneğini gelecek nesillere aktarmak amacıyla Kırşehir’de düzenlenen organizasyona; Kırşehir Valisi Sayın Murat Sefa Demiryürek, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Nadir Alparslan, Kırşehir Milletvekilleri Necmettin Erkan ve Metin İlhan, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, merhum Neşet Ertaş’ın ailesi, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Festival boyunca tarih, kültür ve müzik şehri Kırşehir’de türküler eşliğinde Türkmen Abdal geleneği ve kültürel değerler yeniden hayat bulacak.
Vali Demiryürek: "Kırşehir Bugün Yine Kendi Sesiyle Buluşuyor"
Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, etkinlikte şu ifadeleri kullandı:
"Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Kırşehir bugün yine kendi sesiyle buluşuyor. Önümüzdeki üç gün boyunca bu şehirde türküler söylenmekle kalmayacak; bu toprakların hafızası konuşacak, asırlardır dilden dile aktarılan bir kültür yeniden hayat bulacak. Çünkü Neşet Ertaş’ı anlamak, eserlerini dinlemekten ibaret değildir. Onu yetiştiren irfanı, edebi, insan anlayışını ve gönül dünyasını da tanımaktır. Kırşehir; Ahiliğin doğduğu, Aşık Paşa’nın insanı merkeze alan düşüncesinin filizlendiği, Hacı Bektaş Veli’nin nefesinin hissedildiği, Türkmen Abdal geleneğinin yüzyıllardır yaşatıldığı kadim bir kültür coğrafyasıdır. Bu topraklarda saz, bir çalgıdan ibaret değildir. Söz de dile getirilen cümlelerden ibaret değildir. İkisi birlikte insanı olgunlaştıran, gönülleri birbirine bağlayan ve hayatı anlamlandıran bir geleneğin taşıyıcısıdır. İşte bu yüzden festivalimizin sloganı “Gâhi Saz, Gâhi Söz.” olmuştur. Çünkü bazen bir sazın anlattığını hiçbir söz anlatamaz; bazen de gönülden söylenen bir söz, nesiller boyunca yaşamaya devam eder."

"Geride İnsana Duyulan Saygıyı ve Tevazuyu Bıraktı"
Neşet Ertaş’ın insani yönüne ve bıraktığı mirasa dikkat çeken Vali Demiryürek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Kıymetli Misafirlerimiz, Neşet Ertaş, bu kadim geleneğin en güçlü temsilcilerinden biridir. Onun büyüklüğü söylediği türkülerle sınırlı değildi. Hayatı boyunca insanı makamın önünde tuttu. Ne kadar büyük bir sanatçı olursa olsun, kendisini hiçbir zaman büyük görmedi. Belki de bu yüzden Neşet Ertaş bir sanatçı olmanın ötesinde; gönlüyle örnek olmuş bir insan olarak hafızalarımızda yaşamaya devam ediyor. Geride sadece türküler bırakmadı. İnsana duyulan saygıyı bıraktı. Tevazuyu bıraktı. Gönül kırmamayı bıraktı. İşte bu festival de o gönül mirasını yaşatmanın adıdır. Üç gün boyunca konserlerden söyleşilere, panellerden kültürel etkinliklere kadar pek çok programla Neşet Ertaş’ı farklı yönleriyle anacak; onu yetiştiren kültürü, Türkmen Abdal geleneğini ve Anadolu’nun zengin müzik hafızasını birlikte yeniden hatırlayacağız."
"Bozkırın Sazı, Toprağın Avazı: Neşet Ertaş" Eseri Yayımlandı
Kırşehir Valiliği Kültür Yayınları kapsamındaki yeni esere ve Kırşehir’in UNESCO unvanına da değinen Demiryürek, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Festivalimizin önemli kazanımlarından biri de Kırşehir Valiliğimiz Kültür Yayınları arasında yayımlanan “Bozkırın Sazı, Toprağın Avazı: Neşet Ertaş” adlı eser olmuştur. Çünkü kültür söylenmekle kalmaz, yazılarak da geleceğe taşınır. İnanıyorum ki bu eser, Neşet Ertaş’ın hayatını, sanatını ve temsil ettiği değerleri gelecek kuşaklara ulaştıracak önemli bir kaynak olacaktır. Kırşehir’in UNESCO tarafından “Müzik Şehri” unvanına layık görülmesi de bu kadim kültürün ve güçlü müzik geleneğinin uluslararası ölçekte tescil edilmesidir. Bu unvan, bizim için bir gurur vesilesi olmanın ötesinde; aynı zamanda önemli bir sorumluluktur. Bu mirası korumak, zenginleştirmek ve gelecek nesillere eksiksiz aktarmak hepimizin ortak görevidir. Bu vesileyle festivalimizin düzenlenmesine katkı sunan başta Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Türkiye Radyo Televizyon Kurumuna, destek veren bütün kurum ve kuruluşlarımıza, sanatçılarımıza, akademisyenlerimize ve emeği geçen kıymetli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Dilerim ki bu festival vesilesiyle Kırşehir’e gelen herkes, güzel ezgiler dinlemenin yanı sıra; bu şehrin mayasını, Ahiliğin kardeşlik anlayışını, Türkmen Abdal geleneğinin derinliğini ve Neşet Ertaş’ın temsil ettiği gönül iklimini de hissederek ayrılır. Çünkü kültür, ancak yaşandıkça, paylaşıldıkça ve yeni kuşaklara aktarıldıkça varlığını sürdürür. Neşet Ertaş’ın gönül dili yaşamaya devam ettiği sürece saz da yaşayacaktır, söz de yaşayacaktır. Son olarak; Anadolu’nun ruhu Kırşehir’dir. Kırşehir’in ruhu Abdallık’tır. Kırşehir’in ruhu Neşet Ertaş’tır. Bu duygu ve düşüncelerle 2. Neşet Ertaş Kültür ve Müzik Festivalimizin şehrimize, ülkemize ve kültür hayatımıza hayırlı olmasını diliyor; hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum."




