BİRLİKTE PAYLAŞALIM

Abone Ol

Ramazan geldi…
Hoş geldi.

Bu ay sadece oruç tutanların takviminde yer alan bir zaman dilimi değil.
Ramazan;
Bir çocuğun aç miğdeyle uykuya daldığı.
Bir annenin sessizce kendi lokmasından vazgeçtiği.
Bir babanın evladına mahcup olmamak için, içine attığı gözyaşlarının adı olmasın.

Biz iftar saatini beklerken, bir yerlerde ezan sadece vakti değil, yokluğu da haber vermesin.
Soframızda çeşit çeşit yiyeceklerin sohbeti konuşulurken, başka bir sofrada sadece sabır olmasın.

Kimi evlerde kandil ışığı yanarken kimi evlerde ise umutlar sönmüş olmasın.

Hatırlamak, fark etmek, görmek “YALNIZ DEĞİLSİN” denilmesini hissettirmek olmalı Ramazan.

Toplum dediğimiz şey; yan yana yaşayan insanlar değil, birbirinin yükünü hafifleten yüreklerdir.

Kardeşlik, sadece aynı sofraya oturmakla değil, eksileni tamamlamakla anlam kazanır.

Bugün paylaşmadığımız her lokma, yarın vicdanımızda bir boşluk olarak karşımıza çıkar.

Bir yardım, bir sadaka, bir selam… Belki bize küçük görünen bir adım; bir çocuğun gülüşü, bir annenin duası, bir babanın yeniden dimdik durabilmesi demektir.

Yardım etmek, sadece alanı değil, vereni de onarır.

Bu bereketli Ramazan ayını görmezden gelmenin zamanı değil, yardım etmenin, omuz vermenin vaktidir.

Soframızdan eksilmeyeni, kalbimizden taşanı paylaşma vaktidir.

Unutmayalım:
Ramazan, tok olanların değil; açları hatırlayanların ayıdır.

Ramazan, yalnızca ibadet değil; insanlık imtihanıdır.

Birlikte paylaşalım…
Çünkü bu toplum, ancak birlikte paylaşınca iyileşir.