Bırakın Çocuklar Çocuk Kalsın

Abone Ol

Son yıllarda çocuk reyonlarında alışverişe çıkan hangi anneye, babaya dokunsanız bin ah işitiyorsunuz.

Şikayetler hep aynı noktada düğümleniyor.

Çocuğuma çocuk gibi giysi bulamıyorum.

0-6 yaş ya da 6-12 yaş grubu fark etmeksizin, mağaza vitrinleri artık masumiyeti değil, adeta minyatür bir yetişkin gardırobunu sergiliyor.

Mini şortlar, derin dekolteli bluzlar, danteller ve transparan detaylar.

Karşımızdaki bir çocuk mu, yoksa zorla erkenden büyütülmeye çalışılan bir küçük kadın mı?

Tekstil dünyası, çocuk modası adı altında ciddi bir dayatmanın içinde.

Çocukların rahatça koşup oynaması, düşüp kalkması için tasarlanması gereken kıyafetler, yerini çocuk bedenine uymayan, onları kısıtlayan ve daha da önemlisi çıplaklığı erken yaşta normalleştiren tasarımlara bıraktı.

Sektör, uzun bir süredir çocuk kıyafeti üretmeyi bıraktı, onun yerine yetişkin kıyafetlerini küçülterek piyasaya sürüyor.

Çocuklara erken yaşta yetişkin gibi görünme algısı pompalandığında, onların saf dünyasını, oyun oynama özgürlüğünü ve en önemlisi çocuk olma hakkını ellerinden almış oluyoruz.

Ebeveynlerin hazır giyim sektöründen ve tasarımcılardan beklentisi net.

Yaşa Uygun Tasarımlar. Çocukların enerjisine, hareket özgürlüğüne ve masumiyetine uygun renk ve kesimler tercih edilmeli.

Çocuk kıyafetlerinde dekolte, aşırı yırtmaç veya yetişkinlere özgü detayların kullanımı durdurulmalı.

Mağazalar, sadece trend olanı değil, geleneksel ve koruyucu çocuk giysilerini de reyonlarında bulundurmalı.

Moda, ya da sosyal medya figürleri yaratmak uğruna çocukların çocukluğunu feda edemeyiz. Ticari kaygılar, bir çocuğun gelişiminden ve ruh sağlığından daha değerli olamaz.

Bırakın renkler canlı, kıyafetler rahat, tasarımlar masum kalsın.

Bırakınız çocuklar, çocuk gibi yaşasın ve çocuk gibi büyüsün.