İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Ahıska Türkleri: Kayıp Sürgünün İzinde” interaktif sergisi, ziyaretçilerini ağırlayarak İstanbul’daki gösterimini tamamladı. Ancak serginin yolculuğu sona ermiş değil; önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde ve ülkelerde sanatseverler ve vatandaşlarla buluşmaya devam edecek.
14 Kasım 1944 sürgününde yurtlarından koparılan Ahıska Türklerinin yaşadığı büyük acıyı konu alan sergi, yalnızca tarihsel bir anlatım sunmak amacıyla değil, aynı zamanda güçlü bir hafıza ve vicdan çağrısı olarak hazırlandı. Her bir fotoğraf, belge ve tanıklık; sürgün yollarında kaybedilen hayatların, parçalanan ailelerin ve yarım kalan umutların sessiz dili olarak ziyaretçilere aktarıldı.
Sergi, binlerce ziyaretçiyi yalnızca bir tarih yolculuğuna çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda ortak bir hafızanın parçası olma bilinci kazandırdı. Ziyaretçiler, Ahıska Türklerinin yaşadığı trajediyi yerinde deneyimleyerek derin bir farkındalık kazandı.
Ortak Vicdan ve Türk Dünyası Sorumluluğu
Ahıska meselesi, yalnızca Ahıska Türklerinin değil, tüm Türk dünyasının ortak vicdan meselesi olarak değerlendiriliyor. Ortak tarih, kültür ve kader bilinci; dayanışma ve sorumluluk anlayışını da beraberinde getiriyor.
Dünyanın farklı coğrafyalarına dağılmış Ahıska Türkleri, kimliklerini ve kültürel değerlerini tüm zorluklara rağmen yaşatmaya devam ederken, sergi onların vatana dönüş mücadelesini uluslararası kamuoyuna aktarma açısından da önemli bir işlev üstlendi.
Devlet Desteği ve Uluslararası Görünürlük
Türkiye Cumhuriyeti’nin son yıllarda Ahıska Türklerine yönelik ortaya koyduğu destek politikaları, bu meselenin görünürlüğünü artırırken; devlet kurumlarıyla birlikte hayata geçirilen bu sergi, tarihî sorumluluk ve insan odaklı yaklaşımın somut bir örneği olarak öne çıktı.
DATÜB’DEN TEŞEKKÜR VE KARARLILIK MESAJI
Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB), kuruluşundan bu yana Ahıska Türklerinin sesi olmayı, haklı taleplerini uluslararası platformlara taşımayı ve toplumsal birlikteliği güçlendirmeyi temel görev olarak sürdürüyor.
Genel Başkan Sayın Ziyatdin Kassanov’un liderliğinde yürütülen çalışmaların bu sergiyle birlikte önemli bir kilometre taşına ulaştığı ifade edilirken; emeği geçen tüm kurumlara, devlet yetkililerine, akademisyenlere, sanatçılara, gönüllülere ve ziyaretçilere teşekkür edildi.
“Bazı Sergiler Biter, İzleri Kalır”
Açıklamada, “Bir millet geçmişini unuttuğu gün geleceğini de kaybeder” vurgusu yapılarak, Ahıska Türklerinin büyük acılara rağmen kimliklerinden ve vatan sevgisinden vazgeçmediği belirtildi.
İstanbul’daki gösterimini tamamlayan serginin, farklı coğrafyalarda yolculuğunu sürdüreceği ve vatana dönüş gerçekleşene kadar mücadelenin aynı kararlılıkla devam edeceği ifade edildi.
“Ahıska Türkleri: Kayıp Sürgünün İzinde” sergisi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; hafızaya kazınan kalıcı bir vefa ve ortak vicdan çağrısı olarak kayıtlara geçti.