BİR HASTANE, BİR İSİM, BİR VEFA

Abone Ol

Kırşehir’in altın çocuğu Dr. Mehmet Ali Altın’ın adı, şifa dağıtacak hastanenin kapısında yaşatılmalı…
Kırşehir'e yapılan Eğitim ve Araştırma Hastanesi artık tamamlanmaya çok yakın.
Şehrimiz adına önemli bir yatırım…
Sağlık adına önemli bir kazanım…
Hastanenin tamamlanmasına sayılı günler kala sosyal medyada birbirinden güzel fotoğraflar paylaşılıyor.
Seçilmişler, atanmışlar, siyasiler, bürokratlar hastanenin son halini kamuoyuyla paylaşıyor.
Herkesin ortak cümlesi aynı: “Kırşehir'imize hayırlı olsun.”
Elbette hayırlı olsun.
Hem de gönülden hayırlı olsun.
Çünkü sağlık, insan hayatının en önemli meselesidir.
İnsan hastalandığında Ankara'nın, Kayseri'nin yollarına düşmek zorunda kalmamalı.
Kırşehirli vatandaş, kendi memleketinde kaliteli sağlık hizmeti alabilmeli.
Kendi şehrinde teşhis konulabilmeli.
Kendi şehrinde tedavi olabilmeli.
Kendi şehrinde şifa bulabilmeli.
Bu nedenle Kırşehir'de sağlık yatırımlarının yapılması bir lüks değil, bir zorunluluktur.
Ama şimdi önümüzde başka bir mesele var.
Bitmek üzere olan bu hastanenin adı ne olacak?
İşte Kırşehir'de günlerdir bununla ilgili bir tartışma yürütülüyor.
Sosyal medyada vatandaşlar düşüncelerini paylaşıyor.
Kimileri destekliyor.
Kimileri farklı isimler öneriyor.
Elbette karşı çıkanlar da olacaktır.
Olmalıdır da…
Çünkü ortak akıl, herkesin aynı şeyi düşünmesi değildir.
Ortak akıl; farklı düşüncelerin konuşulabilmesi, tartışılabilmesi ve sonunda şehir için en doğru kararın alınabilmesidir.
İşte Kırşehir'in yıllardır ihtiyacı olan da budur.
Ortak akıl…
Ortak vicdan…
Ortak şehir bilinci…
Ve bugün Kırşehir, belki de uzun zaman sonra ilk defa bir isim üzerinde bu kadar geniş bir şekilde konuşuyor.
Öne çıkan isim ise Kırşehir'in yetiştirdiği değerli doktorlardan biri:
Merhum Dr. Mehmet Ali Altın.
Benim düşüncem net: Olmalı mı?
Olmalı.
Hem de neden olması gerektiğini anlatmak için çok sebep var.
Dr. Mehmet Ali Altın, sadece doktor değildi.
O, Kırşehir'in evladıydı.
Kırşehir'den Ankara'ya giden, Hacettepe'ye başvuran, Kayseri'de tedavi arayan hemşerilerinin yanında olan bir doktordu.
Kırşehirli hastaların işlerini kolaylaştırdı.
Onların tedavilerinde yardımcı oldu.
Hemşerilerinin derdiyle dertlendi.
Memleketinden uzakta görev yaptı ama memleketinden kopmadı.
Kırşehir'i unutmadı.
Kırşehir de onu unutmadı.
Daha sonra siyasete atıldı.
ANAP'tan milletvekili adayı oldu.
Kırşehir'in siyasi olarak zor günler yaşadığı bir dönemde, Kırşehir halkı kendi doktoruna sahip çıktı.
Sandıkta onu yalnız bırakmadı.
Milletvekili seçerek Ankara'ya gönderdi.
Kırşehir'in evladı, Kırşehir'i temsil etmek üzere Meclis'e gitti.
Ancak hayat bazen insana uzun bir yolculuk nasip etmiyor.
Milletvekilliği kısa sürdü.
Ardından yakalandığı amansız hastalıkla mücadele etti.
Ve ne yazık ki genç yaşta aramızdan ayrıldı.
Fakat bazı insanlar vardır…
Onlar öldükten sonra da yaşamaya devam eder.
Hatıralarda…
Gönüllerde…
Yaptıkları hizmetlerde…
Ve geride bıraktıkları eserlerde…
Dr. Mehmet Ali Altın da Kırşehir'in hafızasında böyle bir isimdir.
Şimdi Kırşehir'e yeni bir hastane yapılıyor.
İnsanlara şifa dağıtacak.
Hastaların umudu olacak.
Anneler, babalar, çocuklar bu hastanenin kapısından içeri girecek.
Kimisi şifa bulacak.
Kimisi yeniden hayata tutunacak.
Kimisi de yakınını sağlığına kavuşturmak için dua edecek.
Böylesine anlamlı bir sağlık merkezinde, yıllarını Kırşehirli hemşerilerine hizmet etmeye adamış bir doktorun adının yaşatılması neden mümkün olmasın?
Neden Dr. Mehmet Ali Altın?
Çünkü bu şehir onun değerini biliyor.
Çünkü o, bu şehrin insanına hizmet etti.
Çünkü Kırşehir'in yetiştirdiği bir değerdi.
Çünkü Ankara'da, Kayseri'de hemşerilerinin yanında oldu.
Çünkü Kırşehir halkı onu milletvekili seçerek bağrına bastı.
Çünkü Kırşehir'in tarihine, kültürüne ve insanına yakışan bir vefa örneği olur.
Kırşehir, Ahi Evran'ın şehridir.
Yunus Emre'nin gönül iklimidir.
Hacı Bektaş'ın hoşgörü diyarıdır.
Neşet Ertaş'ın bozlağıyla Anadolu'ya seslenen bir şehirdir.
Bu topraklar, yetiştirdiği değerleri unutmaz.
Unutmamalıdır.
Bugün Kırşehir'in marka olmuş isimleri nasıl yaşatılıyorsa, şehrin yetiştirdiği doktorlar, öğretmenler, sanatçılar, bilim insanları, sporcular ve memlekete hizmet etmiş insanlar da gelecek nesillere anlatılmalıdır.
Çünkü şehirler sadece binalarla büyümez.
Şehirler, hafızalarıyla büyür.
Değerlerine sahip çıkarak büyür.
Geçmişini unutmadan geleceğe yürüyerek büyür.
İşte bu nedenle; Kırşehir’e yapılan bu hastanenin adı Dr. Mehmet Ali Altın olursa, bana göre bu sadece bir isim tercihi olmaz.
Bu, bir vefa olur.
Bu, bir kadirşinaslık olur.
Bu, Kırşehir'in kendi evladına sahip çıkması olur.
Yıllarca Kırşehirli hemşerilerinin sağlık sorunlarıyla ilgilenmiş bir doktorun ismi, bugün Kırşehir'de insanlara şifa dağıtacak bir hastanede yaşarsa, bundan daha anlamlı ne olabilir?
Bence hiçbir şey.
Kırşehir'in altın çocuğu…
Kırşehir'in doktoru…
Kırşehir'in milletvekili…
Kırşehir'in evladı…
Dr. Mehmet Ali Altın'ın adı, Kırşehir'e şifa dağıtacak bu hastanenin kapısında yaşatılmalıdır.
Çünkü bazı isimler tabelaya yazılmak için değil…
Gönüllerde yaşatılmak için vardır.
Ve ben diyorum ki:
Dr. Mehmet Ali Altın Hastanesi…
Kırşehir'e yakışır.
Hem de çok yakışır.
Bir hastane…
Bir isim…
Bir şehir…
Ve bir ömürlük vefa…
Bazen bir şehrin büyüklüğü, yaptığı binalarla değil; kendi evlatlarına gösterdiği vefayla ölçülür.
Kırşehir, bugün bu vefayı göstermek için güzel bir fırsata sahip.