Kırşehir'de stadyum tartışması aylardır konuşuluyor. Konuşuluyor ama sonuç yok. Toplantılar yapılıyor.
Açıklamalar geliyor.
Vaatler sıralanıyor.
Sonra ne oluyor?
Kocaman bir sessizlik.
Belediye Meclisi, stadyumun kent merkezine yapılması yönündeki teklifi reddetti. Mecliste öne çıkan görüş ise Ankara-Niğde Otoyolu bağlantı yolu çevresinin yeni stadyum ve spor kompleksi için daha uygun olduğu yönünde.
Başka bir yerde de olabilir.
Aslında bu, şehir adına doğru bir bakış açısı.
Çünkü şehirlerin merkezine artık stadyum değil, yaşam alanları yapılır.
Beton değil, nefes alınacak yeşil alanlar kazandırılır. Kırşehir'in de buna ihtiyacı var.
Mevcut Ahi Stadyumu'nun bulunduğu alan, halkın ortak yaşam alanı olmalıdır.
Bir tarafında Kent Park, diğer yanında Ahi Külliyesi, öte yanında Kale.
Böyle bir noktayı yeniden betonla doldurmak, geleceğe yapılacak en büyük kötülüklerden biri olur.
Oysa burası Kırşehir'in şehir parkına dönüşebilir.
Çocukların oynadığı, gençlerin spor yaptığı, ailelerin huzur bulduğu bir yaşam merkezi olabilir.
Fakat biz hâlâ yer tartışıyoruz.
Daha acısı ise, 2025 yılı Aralık ayında imzalar atıldı.
"Stadyum hayırlı olsun" denildi. Aradan geçen zamana rağmen ortada ne temel var ne de kamuoyunu tatmin edecek somut bir gelişme.
Sahi Aşıkpaşa Kapalı Spor Salonu yıkıldı, peki sonuç ne oldu?
Kırşehir yine bekliyor.
Beklemekten yoruldu.
Hâla aynı yerdeyiz.
Atalarımızın dediği gibi.
"Islığı dağı taşı tuttu, güttüğü bir tane keçi."
Yani gürültü çok, icraat yok.
Kırşehir artık beton yığınları arasında sıkışıyor.
Her boş alanı bina olarak gören anlayış, yarının Kırşehir'ini bugünden tüketiyor. Şehirler meydanlarıyla, parklarıyla, yeşil alanlarıyla yaşanabilir olmalı.
Karar vericiler artık tartışmayı değil, icraatı konuşmalı. Kırşehir'in kaybedecek zamanı da, heba edecek alanı da kalmadı.
Şehrin merkezine bir beton yığını daha değil, gelecek nesillerin nefes alacağı park yakışır.