Son günlerde Kırşehir kamuoyunda ve komşu bölgelerde geniş yankı uyandıran idari sınırların yeniden düzenlenmesi ve çevre ilçelerin Kırşehir'e bağlanması tartışmalarına Kırşehir Kent Konseyi'nden destek ve değerlendirme geldi.
Kırşehir'in 1954 yılında ilçe statüsüne düşürülmesiyle yaşanan tarihi haksızlıklara ve idari değişimlere atıfta bulunan Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen, bölgenin geleceği, sosyo-ekonomik entegrasyonu ve vatandaşların refahı için ortak akıl çağrısında bulundu.
"HACIBEKTAŞ, SARIYAHŞİ, ORTAKÖY VE EVREN’İN BAĞLARI DİKKATE ALINMALI"
Açıklamasında çevre ilçe ve beldelerin Kırşehir ile olan organik bağlarına dikkat çeken Başkan Müfit Göçen, özellikle Nevşehir'e bağlı Hacıbektaş ilçesinin Kırşehir ile derin tarihsel ve kültürel bağlarının altını çizdi. Göçen ayrıca Aksaray'a bağlı Sarıyahşi ve Ortaköy ile Ankara'ya bağlı Evren ilçelerinin Kırşehir’le olan yoğun ekonomik, ticari, sosyal ve sağlık alanlarındaki entegrasyonunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Söz konusu ilçelerde yaşayan vatandaşların günlük yaşam, ticaret ve sağlık hizmetlerinde zaten Kırşehir ile iç içe bir yaşam sürdürdüğünü ifade eden Göçen, idari yapının da bu doğal akışa uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"HALKIN EĞİLİMİNİ ORTAYA KOYACAK ANKETLER YAPILMALI"
Konunun siyasi polemiklerin ve günlük çekişmelerin ötesinde ele alınması gerektiğinin altını çizen Göçen, karar süreçlerinde doğrudan bölge halkının iradesine başvurulmasını önerdi. İlgili ilçelerde geniş kapsamlı saha araştırmaları ve anketler yapılarak halkın eğiliminin şeffaf bir şekilde ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.
SİYASİ PARTİLERE BİRLİKTELİK ÇAĞRISI
İktidarı ve muhalefetiyle Kırşehir'deki ve bölgedeki tüm siyasi temsilcileri, mülki idarecileri ve sivil toplum kuruluşlarını ortak paydada buluşmaya davet eden Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı; "Önemli olan insanların mutluluğu, insanların refahıdır. Kırşehir Kent Konseyi olarak, kentimizin ve bölgemizin geleceğini ilgilendiren bu hayati konunun vatandaşlarımızın görüşleri doğrultusunda, katılımcı, şeffaf ve ortak akla dayalı bir anlayışla değerlendirilmesini esas alıyoruz." şeklinde konuştu.





