Soğuk algınlığı ve gribin arttığı kış aylarında, pek çok kişi bağışıklığını desteklemek amacıyla vitamin ve probiyotik takviyelerine yöneliyor. Ancak uzmanlar, yanlış alışkanlıkların bağışıklık sistemini zayıflattığını belirtiyor. Özellikle yüksek doz vitamin alımı, bağırsak sağlığını ihmal etmek ve yeterli su tüketmemek, vücut direncini olumsuz etkileyen en yaygın hatalar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, C vitamini ve çinko gibi mikro besinlerin önemli olduğunu, ancak sürekli ve yüksek doz takviyelerin fayda sağlamadığını, aksine zararlı olabileceğini ifade ediyor. Örneğin, uzun süreli yüksek doz C vitamini kullanımı böbrek taşı riskini artırabiliyor. Kontrolsüz çinko kullanımı ise bakır eksikliğine ve bağışıklık fonksiyonunda bozulmaya yol açabiliyor.
Bağışıklığın yaklaşık %70’inin bağırsakta konumlandığını vurgulayan uzmanlar, probiyotik ve prebiyotik gıdaların önemine dikkat çekiyor. Kefir, yoğurt, fermente sebzeler ve lifli besinler, bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek vücudun savunma hattını güçlendiriyor. Bağırsak sağlığının ihmal edilmesi, tüm bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabiliyor.
Su tüketimi de bağışıklık için kritik öneme sahip. Soğuk havalarda susama hissinin azalmasıyla su tüketimi düşüyor, bu durum mukozaların kurumasına ve enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına yol açıyor. Uzmanlar, günlük 2-2,5 litre su tüketiminin bağışıklık hücrelerinin etkin çalışması için gerekli olduğunu belirtiyor.
Bağışıklığı güçlendirmenin esas yolunun sağlıklı yaşam alışkanlıkları olduğunu belirten uzmanlar, gün ışığı ve düzenli fiziksel aktiviteyi vurguluyor. D vitamini sentezini desteklemek için kısa yürüyüşler ve güneş ışığına maruz kalmanın önemi öne çıkıyor. Omega-3, zerdeçal ve çörek otu gibi takviyeler kış desteği olarak faydalı olabiliyor, ancak mutlaka doktor kontrolünde ve doğru dozda kullanılmalı.
Yeterli ve dengeli beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetimi de bağışıklığın görünmeyen kalkanları arasında yer alıyor. Araştırmalar, günde 7 saatin altında uyuyan kişilerin soğuk algınlığına yakalanma riskinin belirgin şekilde arttığını gösteriyor.
Uzmanlar, bağışıklığı haplara bağımlı olmadan, bütüncül bir yaşam tarzı değişikliği ile güçlendirmenin önemini vurguluyor: “Bağışıklığı güçlü tutmanın yolu, düzenli uyku, dengeli beslenme, stres yönetimi, hareket ve kontrollü takviye kullanımından geçer. Bağışıklık bir alışkanlık işidir.”